ÜDS Kelimeler – Yaygın Zarflar

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS de çıkan yaygın zarflar. Hem kpds hem de üds sınavına gireceklere faydalı olabilir.

http://www.kpdsuds.org/udsyayginzarflar.xls

ÜDS Kelimeler – Yaygın Stative Passives

Filed in Kelimeler Leave a comment

http://www.kpdsuds.org/udsyayginstativepassives.xls

ÜDS’de çıkan stative passive listesi

ÜDS Kelimeler – Yaygın Sıfatlar

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS snavında çıkmış sık rastlanan sıfatlar

http://www.kpdsuds.org/udsyayginsifatlar.xls

ÜDS Kelimeler – Yaygın Prepositional Idioms

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS sınavında sık rastlanan prepositional idiom listesi (Excel formatında)

http://www.kpdsuds.org/udsyayginprepositionalidioms.xls

ÜDS Kelimeler – Yaygın Phrasal Verbs

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS sınavında çıkmış phrasal verb listesi.

http://www.kpdsuds.org/udsyayginphrasalverbs.xls

ÜDS Kelimeler – Yaygın Multi Phrasal Verbs

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS sınavında çıkmış multi phrasal verb listesi. Excel formatında.

http://www.kpdsuds.org/udsyayginmultiphrasalverbs.xls

ÜDS Kelimeler – Yaygın fiiller

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS Sınavında çıkmış fiiller excel dosyası halinde.

Excel dosyası için tıklayınız. http://www.kpdsuds.org/udsyayginfiiller.xls

Üds Kelime Ezberleme

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS Sınavında 2001  yılından bu yana çıkmış bütün kritik kelimeleri ezberlemek istemez misiniz?

Bunun için çok güzel bir programdan bahsedeceğim size. İşinizi son derece kolaylaştıracak bir eğitim yazılımı. Geçmiş yıllarda KPDS ve ÜDS sınavlarında çıkmış bütün paragrafların detaylı analizleri, gramer notları ve sizin de ilginizi çekebilecek olan kelime ezberleme özelliği…

Bu programın kelime çalışma özelliği, sizin karşınıza seçtiğiniz yılın kelimelerini rastgele birer test olarak getiriyor. Bir kelimeyi üst üste 5 defa bilirseniz, sizi öğrenmiş kabul ediyor ve öğrendiğiniz kelimelerin arasına ekliyor. Bu sayede öğrendiğiniz kelime sayısını da tespit edebiliyorsunuz.

Aynı zamanda kelimeleri parça üzerinde de görebiliyorsunuz ve daha kalıcı oluyor.

Programın adı Passagework. Daha fazla bilgi edinmek için bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Demo programını ücretsiz olarak deneyebilirsiniz. Beğenirseniz daha fazla içeriğe ulaşmak isteyeceğinizi ve satın almayı aklınızdan geçireceğinizi düşünüyorum.

Şu an itibariyle %10 indirim kampanyası var. Bununla ilgili bilgi edinmek istiyorsanız buyrun.

ÜDS Sınavında Çıkan Kelimeler – 1 (500 kelime)

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS sınav kelimeleri, 500 kelime,sözcük

1 abate : azalmak
2 abolish : yürürlükten kaldırmak
3 accelerate : hızlandırmak
4 accomplish : başarmak
5 accountfor : hesabını vermek, açıklamak
6 achieve : başarmak
7 acquire : kazanmak
8 act : hareket etmek
9 act as : -lık yapmak, etme
10 act on behalf of : nin lehinde
11 activate : harekete geçirmek
12 activein/on : da aktif olmak
13 adapt : uyarlamak
14 adjust : uydurmak, ayarlamak
15 administer : yönetmek
16 admonish : uyarmak
17 adopt : evlat edinmek
18 advance : ilerlemek
19 advertise : ilan etmek
20 advise : öğüt vermek
21 advocate : desteklemek
22 add : eklemek
23 address : hitap etmek
24 aid : yardım etmek
25 align : düz bir yere koymak
26 allocate : pay etmek, bölüştürmek
27 allow : izin vermek
28 amend : düzeltmek, ıslah etmek
29 analyze : analiz etmek, çözümlemek
30 anticipate : tahmin etmek, sezinlemek
31 apply : başvurmak
32 appoint : tayin etmek
33 appraise : değer biçmek, değerlendirmek
34 approve : uygun bulmak, hoş karşılamak
35 arbitrate : hakem sıfatıyla karar vermek
36 arrange : düzenlemek
37 articulate : açıkça ifade etmek
38 ascertain : tahkik etmek, soruşturmak
39 assemble : monte etmek, kurmak
40 assert : ileri sürmek, iddia etmek
41 assess : değerbilmek
42 assign (was) : ayırmak, tahsis etmek
43 assimilate : benzetmek, özümlemek
44 assist : yardım etmek
45 assume : sanmak, üzerine almak
46 assure : temin etmek, söz vermek
47 attain : ulaşmak, erişmek
48 attend : devam etmek, gidip hazır bulunmak
49 audit : dinlemek, denetlemek
50 augment : artırmak, artmak
51 author : yazmak, yazarlık yapmak
52 automate : otomatikleştirmek
53 avoid : kaçınmak, çekinmek
54 backtrack : aynı yere geri dönmek
55 balance : dengede tutmak, karşılaştırmak
56 become : olmak, yakışmak
57 breakground : temel kazmak
58 brighten : şenlendirmek, aydınlatmak
59 bring : getirmek, neden olmak
60 bring out : ortaya çıkarmak, göstermek
61 budget : bütçe hazırlamak, planlamak
62 build : inşa etmek, kurmak
63 buy : satın almak
64 calculate : hesaplamak
65 calibrate : ince ayar yapmak
66 canvass : oy veya sipariş toplamak
67 catalogue : – in katoloğunu yapmak
68 chair : başkanlık etmek
69 challenge : meydan okumak
70 change : değiş(tir)mek, para bozdurmak
71 chart : tablosunu çıkarmak
72 check : önlemek, durdurmak, kontrol etm.
73 clarify : arıtmak, süzmek, açıklamak
74 classify : sınıflara ayırmak
75 clear : temizlemek, kurutmak
76 close : kapa(t)mak, sona erdirmek
77 coach : eğitmek, antrenman yaptırmak
78 co-author : ortaklaşa yazmak
79 co-develop : birlikte gelişmek
80 co-direct : birlikte yönetmek
81 collaborate : işbirliği yapm.forum.vatan.tc birlikte çalışmak
82 collect : toplamak, biriktirmek
83 co-manage : ortaklaşa yönetmek
84 command : emretmek, yönetmek
85 commend : emanet etmek, övmek
86 communicate : nakletmek, bildirmek, haberleşmk, iletişimk
87 compare : karşılaştırmak
88 compile : derlemek
89 complete : tamamlamak
90 compose : bestelemek
91 compute : hesap yapmak
92 computerize : bilgisayarla hesaplamak
93 conceive : tasarlamak, kurmak
94 conceptualize : kavramsallaştırmak
95 conciliate : gönlünü almak, yatıştırmak
96 condense : koyulaşmak
97 conduct : rehberlik etmek
98 confront : yüzleştirmek
99 conserve : korumak
100 consolidate : sağlamlaştırmak
101 construct : inşa etmek
102 consult : bakmak
103 contact : bağlantı kurmak
104 contract : kapmak (a tutulmak)
105 contribute : katkıda bulunmak
106 control : kontrol etmek
107 convert : dönüştürmek
108 convince : inandırmak, ikna
109 co-operate : işbirliği yapmak
110 co-ordinate : koordine etmek
111 correct : doğrulamak
112 correlate : karşılıkl ilişkisi olamak
113 correspond : uygun olmak, inkarş. bulmak
114 corroborate : doğrulamak
115 counsel : tavsiye etmek
116 create : yaratmak
117 critique : eleştiri yazısı
118 culminatein : en son noktaya erişmek
119 cultivate : yetiştirmek
120 dealwith : ile meşgul olmak
121 decide : karar vermek
122 decrease : azaltmak
123 defer : sonraya bırakmak
124 define : tanımlamak
125 delegate : yetki ile göndermek
126 deliver : teslim etmek
127 demand : talep
128 demonstrate : göstermek
129 deploy : açmak, yaymak
130 design : planını çizmek
131 detail : ayrıntılı olarak anlatmak
132 detect : ortaya çıkarmak
133 determine : kararlaştırmak
134 devastate : harap etmek
135 develop : geliştirmek
136 devise : tasarlamak, icat etmek
137 diagnose : teşhis etmek
138 direct : doğrulamak
139 discover : keşfetmek
140 discuss : tartışmak
141 disestablish : yerinden etmek
142 dispense : dağıtmak
143 display : göstermek
144 disprove : çürütmek
145 disregard own : aldırmamak, ihmal etmek
146 dissect : dikkatle incelemek
147 distribute : bölüştürmek
148 divert : dikkatini dağıtmak
149 document : belgelemek
150 double : katlamak
151 draft : taslağını çizmek
152 dramatize : drametikleştirmek
153 draw : resmini çizmek
154 drawattention : dikkat etmek
155 drive : araba sürmek
156 earn : kazanmak
157 edit : yayına hazırlamak
158 educate : eğitmek
159 effect : etkilemek
160 electrify : heyecanlandırmk
161 eliminate : elemek
162 embark on : -e başlamak, girişmek
163 embellish : süsleyerek güzelleştirmek
164 empathize : kendini başkasıyla özdeşleştirmek
165 employ : görevlendirmek
166 enable : imkan tanımak
167 enact : yasa çıkarmak
168 encourage : cesaretlendirmek
169 enforce : zorla kabul ettirmek
170 engineer : değişiklik yapmak
171 enhance : çoğaltmak
172 enlarge : genişletmek
173 enlist : askere almak
174 ensure : garantiye almak
175 entertain : eğlendirmek
176 equip : donatmak
177 establish : kurmak, tesis etmek
178 estimate : tahmin etmek
179 evaluate : değer biçmek
180 examine : incelemek
181 exceed : aşmak
182 execute : idam etmek
183 exercise : alıştırma yapmak
184 exhibit : göstermek
185 expand : genişlemek
186 experiment : deney yapmak
187 expiate : kefaret vermek
188 explain : açıklamak
189 express : ifade etmek
190 extract : seçip çıkarmak
191 fabricate : imal etmek
192 facilitate : kolaylaştırmak
193 familiarize : alıştırmak
194 fashion : biçimlendirmek
195 figure : biçim vermek
196 file : sıralamak
197 fill : doldurmak
198 filter : süzmek
199 finance : finanse etmek
200 find : bulmak
201 fix : düzenlemek
202 focus : bir noktaya toplamak
203 follow : izlemek
204 forecast : tahmin etmek
205 forge : devir dönmek
206 form : oluşturmak
207 formulate : formulleştirmek
208 forwardto : göndermek, sevk etmek
209 foster : beslemek
210 found : desteklemek
211 functionas : olarak işlev görmek
212 gain : kazanç elde etmek
213 gather : sonuç çıkarmak
214 generate : üretmek, oluşturmak
215 govern : yönetmek
216 graduate : mezun etmek
217 guide : klavuzluk etmek
218 handle : control altında tutmak
219 head : yönelmek
220 help : yardım etmek
221 hire : kiralamak
222 identify : tanımak
223 illustrate : örneklerle açıklamak
224 imagine : hayal etmek
225 implement : yerine getirmek
226 improve : geliştirmek
227 improvise : hemen söylemek
228 increase : çoğaltmak
229 index : sıralamak
230 indoctrinate : öğretmek
231 influence : etkilemek
232 inform : haberdar etmek
233 initiate : başlatmak
234 innovate : buluş yapmak
235 inspect : denetlemek
236 inspire : ilham vermek
237 install : yerleştirmek
238 instigate : kışkırtmak
239 instil : fikir aşılamak
240 institute : kurmak
241 instruct : bilgi vermek
242 instrument : çalgı çalmak
243 insure : garantilemek
244 integrate : bütünleşmek
245 interface : sınırlı olmak
246 interpret : yorum yapmak, tercümanlık yapmak
247 intervene : arada olmak
248 interview : röportaj yapmak
249 introduce : tanıştırmak
250 invent : icat etmek
251 inventory : sayım çizelgesi yapmak
252 invest : yatırım yapmak
253 investigate : soruşturmak
254 involve : içermek
255 judge : değerlendirmek
256 juggle : hile yapmak
257 justify : haklı çıkarmak
258 keep : korumak
259 kindle : tutuşturmak
260 launch : piyasaya sürmek, hızla atmak
261 lead : yönetmek
262 learn : öğrenmek
263 lecture : konferans vermek
264 legitimate : yasal olmak
265 leverage : etkilemek, kontrol etmek
266 liaison : bağlantı
267 lift : yükseltmek
268 listen : dinlemek
269 locate : yerini öğrenmek
270 log/document : kaydetmek deftere
271 maintain : sürdürmek
272 manage : başarmak
273 maneouvre : manevra yap(tır)mak
274 manipulate : elle işlemek, beceriyle kullanmak
275 map : haritasını çıkarmak
276 market : pazarlamak
277 master : e hakim olmak
278 measure : ölçmek
279 mediate : arabuluculuk etmek
280 meetwith : biriyle tanışmak
281 mentor : akıl hocası
282 minimize : azaltmak
283 model : modellik yapmak
284 modify : değiştirmek
285 monitor : kontrol etmek
286 motivate : motive temek, harekete geçirmek
287 navigate : yönlendirmek, gemi yolc. yapmak
288 negotiate : uzlaştırmak
289 nominate : tayin etmek
290 observe : dikkat etmek
291 obtain : içermek
292 offer : teklif temek
293 operate : ameliyat etmek, işletmek
294 optimize : iyimser olmak
295 orchestrate : uyarlamak
296 order : düzenlemek
297 organize : örgütlemek
298 originate : başlatmak
299 outmaneouvre : etkili hareket etmek
300 overcome : Üstesinden gelmek
301 oversee : göz kulak olmak
302 paint : boyamak
303 participate : katılmak
304 pass : geçmek
305 penetrate : in içine girmek
306 perceive : algılamak
307 perfect : mükemmelleştirmek
308 perform : rol oynamak, yapmak
309 permit : izin vermek
310 persuade : inandırmak
311 photograph : fotoğrafını çekmek
312 pilot : klavuzluk yapmk
313 pioneer : öncülük etmek
314 place : koymak, yerleştirmek
315 plan : planlamak
316 play : oynamak
317 playacentralrole : merkezi bir rol oynamak
318 playakeyrolein : anahtar bir rol oynamak
319 playanearlyrole : erken bir rol oynamak
320 position : yerleştirmek
321 predict : önceden bildirmek
322 prepare : hazırlamak
323 prescribe : tavsiye etmek
324 present : tanıtmak
325 preserve : devam ettirmek
326 preside : yönetmek
327 prevent : engellemek
328 print : yazdırmak
329 process : bilgisayarda denetlemek
330 procure : kazanmak
331 produce : Üretmek
332 profit : kar etmek
333 program : programlamak
334 project : yöneltmek
335 promote : terfi ettirmek
336 proofread : yanlışları düzeltmek
337 prophecy : kehanet
338 propose : önermek
339 prospect : araştırmak
340 protect : korumak
341 prove : kanıtlamak
342 provide : sağlamak
343 publicize : halka tanıtmak
344 publish : yayınlamak
345 purchase : satın almak
346 pursue : peşini bırakmamak
347 quadruple : dört katı olmak
348 question : soru sormak
349 quote : fiyat vermek
350 raise : doğmak, yükseltmek
351 ramrod : inat etmek
352 rank : sıralamak
353 realize : farkına varmak
354 reason : sebep olmak
355 receive : almak, kabul etmek
356 recognize : farkına varmak
357 recommend : tavsiye etmek
358 reconcile : barıştırmak
359 reconstruct : yeniden kurmak
360 record : kayıt yapmak
361 recruit : işe almak
362 rectify : iyileştirmek
363 redistribute : tekrar paylaşmak
364 reduce : zayıflamak, azaltmak
365 reenlist : yeniden askere almak, işe alma
366 re-evaluate : tekrar değerlendirmek
367 refer : atıfta bulunmak
368 refine : arıtmak
369 regulate : düzene sokmak
370 rehabilitate : ıslah etmek
371 rejuvenate : gençleştirmek
372 relate : ilişkilendirmek
373 relay : naklen yayınlamak
374 remove : silmek
375 render : ifa etmek
376 renegotiate : yeniden uzlaşmak
377 renounce : terk etmek, vazgeçmek
378 renovate : yenilemek
379 reorganize : yeniden organize etmek
381 replace : yer değiştirmek
382 report : rapor etmek, haber yazmak
383 represent : simgelemek, temsil etmek
384 request : gerektirmek
385 require : dilemek istemek
386 research : araştırmak
387 resolve : tekrar çözmek
388 respond : yanıtlamak
389 restore : yenilemek
390 restructure : yeniden tasarımlamak
391 retrieve : geri almak
392 revamp : yenilemek, değişiklik yapmak
393 review : eleştirmek
394 revise : gözden geçirmek
395 revitalize : güçlendirmek
396 revive : yeniden canlandırmak
397 revolve (about) : etrafında dönmek
398 rewrite : yeniden yazmak
399 risk : tehlikeye atlamak
400 salvage : mal kurtarmak
401 satisfy : memnun etmek
402 save : kurtarmak
403 save (money/time) : saklamak
404 schedule : saatini saptamak, listeye kaydetmek
405 score : skoru yazmak
406 screen : perdelemek, elemek
407 secure : güvenceye almak
408 select : seçmek
409 self-finance : kendi kendine finanse etmek
410 sense : hissetmek
411 separate : ayrı yaşamak
412 serve : hizmet vermek
413 service : bakımını sağlamak
414 setup : kurmak
415 sew : dikiş dikmek
416 shape : biçimlendirmek
417 share : paylaşmak
418 sharpen : kesinleştirmek
419 shift : değiştirmek
420 ship : göndermek
421 show : göstermek
422 sign : işaretlemek
423 simplify : kolaylaştırmak
424 sketch : tarif etmek
425 solace : avutmak
426 solidify : sağlamlaştırmak
427 solve : çözmek
428 sort : sınflamak
429 spark : kışkırtmak
430 speak : konuşmak
431 spearhead : öncü olmak
432 specify : açıkça belirtmek
433 stabilize : sağlamlaştırmak
434 staff : eleman sağlamak
435 start : başlamak
436 stimulate : harekete geçirmek
437 stop : durmak
438 straighten : düzeltmek
439 streamline : verimlilik düzeyini arttırmak
440 strengthen : güçlendirmek
441 structure : yapılandırmak
442 study : çalışmak, incelemek
443 substantiate : kanıtlamak
444 substitute : yerine geçmek
445 succeed : başarmak
446 suggest : önermek
447 summarize : özetlemek
448 supervise : denetlemek
449 supply : tedarik etmek
450 support : desteklemek
451 survey : incelemek, teftiş etmek
452 sustain : güçlendirmek
453 symbolize : sembolize etmek
454 synthesize : sentezle birleştirmek
455 systematize : sistemleştirmek
456 tabulate : çizelgelemek
457 takecharge of : sorumluluğunu üstlenmek
458 takethelead : liderliği ele geçirmek
459 talk : konuşmak
460 taskwith/to : görevlendirmek
461 teach : öğretmek
462 tend : eğilim göstermek
463 test : test etmek
464 tighten : sıkılaştırmak
465 time : zamanlamak
466 train : eğitmek
467 transcribe : uyarlamak
468 transfer : çevirmek
469 transform : dönüştürmek
470 translate : tercüme etmek
471 transmit : göndermek
472 travel : yolculuk etmek
473 treat : davranmak, elden geçirmek
474 triple : üç kat artmak
475 troubleshoot : sorunu bulup gidermek
476 tutor : özel öğretmen
477 type : daktilo kullanmak
478 uncover : meydana çıkarmak
479 understudy : dublörlük yapmak, yedek aktör
480 undertake : Üstlenmek
481 unify : birleştirmek
482 unit : birleşme
483 update : güncelleşmek
484 upgrade : yükselmek
485 use : kullanmak
486 utilize : kullanmak
487 validate : onaylamak
488 verbalize : açıklamak
489 verify : doğruluğunu kanıtlamak
490 vitalize : yeniden hayata döndürmek
491 volunteerto/for : gönüllü olmak
492 wade : geçmek
493 wash : yıkamak
494 weigh : tartılmak
495 win : kazanmak
496 withstand : karşı koymak
497 work : çalışmak
498 wring : bükmek, sıkıp suyunu çıkarmak
499 write : yazmak
500 yield : teslim olmak, ürün vermek

ÜDS Fen Kelimeleri – 715 tane

Filed in Kelimeler Leave a comment

-1-
ÜDS SAĞLIK KELİMELERİ
1. anemia= kansızlık
2. anorexia= iştahsızlık
3. ache, pain, agony= acı
4. asthma= astım
5. arteriosclerosis= damar sertleşmesi
6. artery= atardamar
7. arm= kol
8. ankle= ayak bileği
9. antibody= antikor
10. age-linked= yaşa bağlı
11. afflict= hastalığa yakalanmak
12. admission to hospital= hastaneye kabul
13. acute= ağır, vahim, akut
14. abort= çocuk düşürmek
15. abortion= kürtaj
16. acquired= doğuştan olmayan, sonradan elde edilmiş
17. aging= yaşlanma
18. anorexia= anoreksi, yememe hastalığı
19. anthrax= şarbon
20. apnoea= apne (uyku vs. esnasında)nefes alma
işlevinin geçici olarak durması
21. armpit= koltukaltı
22. bubble= kabarcık
23. backward= zeka geriliği olan
24. be taken ill= hastalık kapmak, hastalığa yakalanmak
25. belly= karın, abdomen
26. blood transfusion= kan nakli
27. blood group= kan grubu
28. blood count= kan sayımı
29. blood test= kan testi
30. bladder= idrar torbası, mesane
31. body= vücut
32. bile= safra
33. bleed to death= kanamadan ölmek
34. bile duct= safra kesesi (gallbladder)
35. breast= göğüs
36. bone= kemik (bony=kemiksi)
37. bone morrow= kemik iliği
38. bout= hastalık nöbeti
39. brain imaging= beyin görüntüleme
40. breakdown= sinir bozukluğu, ruhen çökme
41. breastfeeding= emzirerek besleme

-2-
42. breathlessness= soluk alamama, soluksuzluk
43. bronchitis= bronşit
44. bronchus= bronş
45. brain= beyin
46. blister= kabarcık, su toplama
47. blood vessel= kan damarı
48. blood= kan
49. beat= kalbin atması
50. breath= nefes almak
51. bubonic plague= hıyarcık vebası
52. carcinogenicity= kanser yapma eğilimi
53. clot= pıhtılaşmak, pıhtı
54. cavity= dişte çürük
55. cervical= boyun ile ilgili
56. chafe= yaralamak, berelemek, kızartmak
57. clean bill of health= sağlık belgesi
58. compromised= zayıf düşmüş
59. conceiving= gebe kalma
60. contract= kasılmak
61. confined to bed= yatağa bağlı, yatağa mahkum
62. congestive= kan veya su toplamasıyla ilgili
63. contraction= kasılma
64. congenital= doğuştan
65. chamber= odacık, boşluk
66. circulate= dolaşmak
67. constrict= daraltmak, büzmek
68. choke= boğmak, nefesini kesmek
69. cerebellum= beyincik
70. cell= hücre
71. chest= göğüs
72. component= uzuv
73. cartilage= kıkırdak
74. capillary= kılcal damar
75. cough= öksürük
76. cancer= kanser
77. calcification= kireçlenme
78. contagious= bulaşıcı
79. cure= remedy=relief= şifa
80. cyclic= periyodik, dönemsel
81. cytological= hücreye ilişkin
82. deteriorate= kötüye gitmek
83. debilitate= sakat bırakmak
84. dilate= genişletmek

-3-
85. defect= kusur / hata
86. diagnose= teşhis etmek
87. discoloration= renk bozukluğu
88. dementia= bunama
89. depression= depresyon
90. dejection= keyifsizlik
91. distress= sıkıntı
92. dizziness= baş dönmesi
93. disseminate= yayılmak
94. deficiency= eksiklik
95. deficient= eksik
96. drug= ilaç, uyuşturucu
97. dose= doz
98. delivery= doğum
99. demented= bunamış
100. deglutition= yutkunma
101. decay= çürümek
102. dietary= perhizle ilgili, perhiz yemeği
103. digest= sindirmek
104. dysentery= dizanteri
105. diphtheria= difteri
106. dormancy= uyku hali
107. donor= bağışçı
108. droplet= zerre, damlacık
109. dysfunction= fonksiyon bozukluğu
110. dress= pansuman yapmak
111. dressing= pansuman
112. dyslexic= okuma zorluğu çeken
113. disinfectant= dezenfektan
114. distension= şişkinlik
115. deafness= sağırlık
116. dire= acil, çok ciddi
117. disability= sakatlık
118. discharge from= hastayı taburcu etmek
119. disfigurement= vücutta şekil kaybı(kozmetik bozukluk)
120. disorder= bozukluk, düzensizlik
121. drowsiness= aşırı uyuklama hali
122. drug addiction= uyuşturucu bağımlılığı
123. deformity= çarpıklık, sakatlık
124. evanescent= kısa ömürlü
125. enlarge= büyütmek
126. empty= boşaltmak
127. examine= incelemek, muayene

-4-
128. establish= tanı koymak
129. emit= yaymak
130. effect= etki
131. excrete= vücuttan atmak, boşaltmak
132. excretion= boşaltım
133. edema= ödem
134. exhale= nefes vermek
135. injury= yaralanma, incinme
136. immunity= bağışıklık
137. eczema= egzama
138. earplug= kulak tıkacı
139. exemption= bağışıklık, muafiyet, immunity
140. expectorate= balgam çıkartmak, kan tükürmek
141. expiration= soluk, nefes verme
142. eyeball= göz küresi
143. emergency= acil durum
144. endemic= salgın hastalık
145. epidemic= salgın
146. etiologic= hastalık nedenleriyle ilgili
147. every-other-day= gün aşırı
148. excreta= dışkı
149. faint= bayılmak
150. fibre= lif
151. facial= yüzle ilgili
152. fatigue= yorgunluk
153. fracture= kırık
154. febrile= ateşli
155. fluid=Liquid= sıvı
156. fatal= ölümcül
157. fat= yağ
158. fertilize= döllenmek
159. fateful= ölümcül, feci
160. function= işlev
161. fetal= fetüse ilişkin
162. fair-skinned= açık tenli
163. fat gain= yağ birikimi
164. growth= büyüme, gelişme
165. German Measles= kızamıkçık
166. gland= bez
167. genetically modified= genetiğiyle oynanmış
168. germicide= mikrop öldürücü
169. groove= kanal
170. get over= hastalığı yenmek

-5-
171. glandular= salgı bezlerine ait
172. glottis= nefes borusunun ağzı
173. gut= bağırsak
174. groin= kasık
175. gallstone= safrataşı
176. gestation= gebelik
177. gender= cinsiyet
178. genetic mutation= genetik değişim
179. heart= kalp
180. head= baş
181. heartache= kalp krizi
182. hypermetropic= far sighted, hipermetrop
183. hypertension= yüksek tansiyon
184. hypotension= düşük tansiyon
185. hematogenous= kan yoluyla
186. heredity= kalıtım
187. hospitalize= hastaneye yatırmak
188. heal= iyileşmek
189. hay fever= saman nezlesi
190. heal wounds= yaraları iyileşmek
191. health promotion= sağlık geliştirme
192. healthcare schemes= sağlık programları
193. haemorrhage= kanama, hemoraj
194. hallucination= halüsinasyon
195. hypersensitive= aşırı duyarlı
196. hypochondriasis= hastalık hastası olma durumu
197. hereditary= kalıtsal, irsi
198. heredity= kalıtım, soya çekim
199. hiccup= hıçkırmak
200. hindbrain= beynin arka kısımları
201. hypothermia= vücut ısısında düşme
202. in utero= rahimde, henüz doğmamış
203. inborn= congenital, hereditary, innate, kalıtsal
204. incubator= kuvöz
205. infanticide= bebeklerin öldürülmesi
206. infect= contaminate, spread to=bulaştırmak
207. infected= enfekte olmuş
208. infectious= bulaşıcı
209. infirmity= zayıflık, sakatlık
210. inhaler= soluğu ciğerlere(narkoz vb.)verme
aygıtı, zehirli gazlardan korunma aygıtı
211. intensive care unit= yoğun bakım ünitesi
212. injury= yara, hasar

-6-
213. inoculation= vaccination, injection=aşı, aşılama
214. in-patient= hastanede yatan hasta
215. if left untreated= tedavi edilmezse
216. infraction= enfarktüs
217. itch= kaşımak
218. irritate= tahriş etmek
219. inhale= nefes almak
220. infant= süt çocuğu
221. infect= bulaştırmak
222. inflammation= iltihap
223. immunization= bağışıklık
224. immune-compromised=bağışıklıkları tehlikede olan
225. immunization= bağışıklık kazandırma
226. implant= dikme, aşılama
227. insomnia= uykusuzluk
228. instil= aşılamak
229. intensely= yoğun bir şekilde
230. internal= dahili, iç tarafta
231. intoxication= poisoning=zehirlenme
232. intracranial= kafatası içinde bulunan
233. intravenous= damar içi
234. invasive= deri altına inen, vücut içi
235. irregularly= düzensiz olarak
236. irremediable= tedavisi imkansız
237. irritability= sinirlilik, asabilik
238. irritation= tahriş
239. Ischemic stroke= iskemiye (yetersiz kan akımı)bağlı felç
240. jail fever= tifo
241. junk food= yüksek kalorili ama besin değeri düşük hazır
yiyecekler
242. juvenile diabetes= genellikle çocuklar ve ergenlerde görülen
insüline bağlı diyabet
243. jaundice= sarılık
244. joint= eklem
245. jaw= çene
246. kidney= böbrek
247. knee to pelvis= dizden leğen kemiğine kadar
248. knee= diz
249. laceration= yırtılmaya bağlı oluşan yara
250. late starter= (konuşmaya vs.) geç başlayan
251. latent= belirti göstermeyen, gizli
252. lean= zayıf, sıska, yağsız
253. lean tissue= kas, doku

-7-
254. lethal= fatal, mortal=öldürücü
255. lethargy= uyuşukluk
256. leukemogenic= kan kanserinin nedeni olarak gösterilen
faktörlerle ilgili
257. life span= ömür, life time
258. life will= yaşama isteği
259. lifelong= ömür boyu süren
260. limb= kol veya bacaklardan her biri
261. liver= karaciğer
262. lung= akciğer
263. lymph= lenf
264. leg= bacak
265. lung cancer= akciğer kanseri
266. loss of muscle= güç kaybı
267. lumen= bağırsak vb. tüp şeklindeki bir organın iç
boşluğu
268. Lyme disease= kenenin taşıdığı bir bakteri yoluyla bulaşan
bir enfeksiyon
269. malady= hastalık
270. malnutrition= kötü beslenme, beslenme bozukluğu
271. marrow= ilik, öz, ilik kemiği
272. mass vaccination= kitlesel aşılama, aşılama kampanyası
273. meninges= beyni örten 3 membran’dan biri
274. meningitis= menenjit
275. mental retardation= zeka geriliği
276. mentally handicapped= zihinsel özürlü
277. metastasize= tüm vücuda yayılmak
278. monitor= izlemek, takip altında tutmak
279. mortality= ölümlülük, ölüm oranı
280. mucous coat= bazı uzuvların iç yüzünü kaplayan salgılı zar
281. muscle power= kas gücü
282. mutant= mutasyona uğramış organizma
283. myope= near-sighted, miyop
284. muscle= kas
285. memory= hafıza
286. measles= kızamık
287. myalgia= kas ağrısı
288. mumps= kabakulak
289. mortal= ölümcül
290. membrane= zor
291. medication= ilaç verme
292. malnutrition= kötü beslenme
293. nutrition= beslenme

-8-
294. neuropathy= sinir hastalığı
295. neck= boyun
296. national health scheme=ulusal sağlık planı
297. neonatal= doğumdan sonraki 4 haftayla ilgili
298. neoplasia= yeni ve anormal hücre çoğalması
299. neurodegenerative= sinir dokusunun zamanla yok olmasıyla ilgili
300. neuron= nöron, sinir hücresi
301. nodule= yumru, düğüm, nodül
302. nonlethal= öldürücü olmayan
303. nausea= bulantı
304. noxious= zararlı, öldürücü
305. nutrient composition= besin bileşimi
306. nutritional= beslenmeyle ilgili
307. nutritious= nourishing, wholesome=besleyici
308. obsessive= saplantılı
309. occasional= ara sıra olan
310. one in a million= milyonda bir
311. operating theatre= ameliyathane
312. osteoclast= kemik hücrelerinin yıkımından ve
rezorpsiyonundan sorumlu hücreler
313. outbreak= epidemic=ortaya çıkma, salgın
314. outpatient= ayakta tedavi edilen hasta
315. obesity= şişmanlık
316. ovulation= yumurtlama
317. obstruct= tıkamak
318. ovary= yumurtalık
319. operation= ameliyat
320. overdose= aşırı doz
321. palpitation= çarpıntı
322. painkiller= ağrı kesici
323. papillary dilation= göz bebeğinin açılması
324. paralysed= felç olmuş
325. paralysis= felç, inme
326. paralyze= criple, disable=felç
327. partial= kısmi
328. pass along= insandan insana aktarmak
329. paternal= baba tarafından
330. pathological= patolojik
331. pathology= patoloji, hastalıklara neden olan yapısal ve
fonksiyonel sapmaları inceleyen bilim dalı
332. personalized medicine=kişiselleşmiş tıp
333. plaque= plaka, diş taşı
334. posterity= gelecek kuşaklar, next generation

-9-
335. post-traumatic= travma sonrası
336. posture= bedenin duruş şekli
337. prescribe= reçete yazmak
338. preservative= koruyucu
339. preserve= maintain, conserve, secure=korumak
340. prognosis= prognoz (bir hastalığın süresi ve gelişimi
hakkında tahmin)
341. prolific= fruitful, productive=doğurgan
342. prone (to)= eğilimli, yatkın
343. propagate= üretmek, çoğaltmak
344. pull through= hastalıktan kurtulmak
345. pulmonary= akciğere ait
346. polio= çocuk felci
347. pulmonary tuberculosis= akciğer veremi
348. platelet= trombosit
349. palpate= elle muayene etmek
350. parturient= doğum yapan
351. pulse= nabız
352. penetrate= nüfuz etmek
353. pump= pompalamak
354. pregnant= hamile
355. pressure= basınç
356. relieve= rahatlatmak, hafifletmek
357. relief= rahatlama
358. react= tepki vermek
359. regimen= rejim-perhiz
360. rabies= kuduz
361. rash= isilik, deride ortaya çıkan kızarıklıklar
362. rebound= recovery=düzelme
363. recovery ward= ameliyat sonrası kendine gelme odası
364. reinforcing= destekleyici, takviye edici
365. relapse= sağlığı kötülemek, depreşmek
366. REM= rapid eye movement (uykuda rüyaların
görüldüğü süreç)
367. remedy= çare, cure
368. replacement pancreas=yedek pankreas
369. reproductive= üreyen
370. resist= withstand, confront=direnmek
371. respiration= soluma
372. respiratory system= solunum sistemi
373. respond to= tepki vermek
374. resurrect= revive=yeniden diriltmek, canlandırmak
375. resuscitation= revival=yaşama döndürme

-10-
376. rich in vitamins= vitamin yönünden zengin
377. rickets= raşitizim
378. rot= decompose, go bad=çürümek
379. rheumatism= romatizma
380. seizure= havale, nöbet
381. sinusitis= sinüzit
382. sanitary= sıhhi, sağlıkla ilgili
383. scar= yara izi
384. scarlet fever= kızıl humma hastalığı
385. scene of disaster= felaket bölgesi
386. sceptic= şüpheci kimse
387. schizophrenia= şizofreni
388. scratch= kaşımak
389. scurvy= iskorbüt, yetersiz C vitamini alımına bağlı
hastalık
390. secondary condition= ikincil sağlık sorunu
391. secrete= salgılamak
392. secretion= salgılama, salgı
393. sedate= hastayı operasyon öncesi uyuşturmak
394. sedative= sakinleştirici
395. sediment= toru, çökelti
396. septic sore throat= septik farenjit
397. side effect= yan etki
398. skeleton= iskelet
399. skull= kafatası
400. snore= horlamak
401. spark= trigger, provoke=tetiklemek
402. specialisation= uzmanlaşma
403. speech defect= konuşma bozukluğu
404. spirometer= nefes ölçer
405. spontaneity= kendiliğinden oluş
406. spread= yayılmak
407. spring from= originate, emerge=-den kaynaklanmak
408. starve= açlıktan ölmek
409. stealthy= kendini fark ettirmeyen, sinsi, sessiz
410. stem cell= kök hücre
411. stillborn= ölü doğmuş
412. stimulant= uyarıcı madde
413. stomach upset= mide bozukluğu
414. subdue= bastırmak, suppress
415. subject= denek, kobay
416. suffer from= -den muzdarip olmak
417. superflous= gereksiz

-11-
418. supportive= destekleyici
419. survivor= sağ kalmak
420. susceptibility to= dirençsizlik
421. swallow= yutmak
422. swollen= distended=şiş
423. swollen joint= şişmiş eklem
424. take in excess= aşırı miktarda almak
425. take steps= önlem almak
426. tapeworm= tenya
427. tear= gözyaşı
428. teens= 13-19 yaşları arasındaki kişiler
429. temperament= mizaç, huy
430. temporarily= geçici olarak
431. tension= gerilim
432. tendency= eğilim
433. tetanus= tetanoz
434. therapeutically= töropatik, tedavi amaçlı
435. thirst= susama
436. through= tam, baştan aşağı
437. threadworm= kıl kurdu
438. tick= kene
439. torrid= ateşli
440. tremor= titreme, ürperme
441. trimester= 3 aylık dönem
442. turgid= şişmiş
443. typhoid= tifo
444. tuberculosis= verem
445. tachycardia= kalp çarpıntısı
446. tongue= dil
447. tissue= doku
448. tumor= tümör
449. treatment= tedavi etmek
450. unavoidable= inevitable, inescapable=kaçınılmaz
451. unconscious= bilinçaltı
452. unconsciousness= bilinçsizlik, baygınlık
453. uncut= kesintisiz
454. undergo= ameliyat geçirmek
455. underlying= altında yatan temelindeki
456. undernourished= ill-fed, underfed=yetersiz beslenmiş
457. undernutrition= yetersiz beslenme
458. undulant fever= bruselloz=Akdeniz/Malta humması
459. unexplored= keşfedilmemiş
460. unharmed= zarar görmemiş, sağlam

-12-
461. unlikely= çok az bir olasılıkla
462. unprescribed= reçetesiz
463. unreliable= güvenilmez, sağlıksız
464. upsetting= annoying=üzücü, sinir bozucu
465. urticaria= ürtiker
466. ulcer= ülser
467. varix= varis
468. value= kapakçık
469. vessel= damar
470. vapour= buhar, buğu
471. varied= çeşitlilik gösteren, çeşitli
472. vasoconstriction= kan damarlarındaki daralma
473. vent= delik, yarık
474. vitality= liveliness, vigour=canlılık, hareketlilik
475. vitally important= hayati öneme sahip
476. vein= toplar damar
477. vomit= kusmak
478. vaccinate= aşılamak
479. vaccine= aşı
480. wakefulness= uyanıklık hali
481. way of life= yaşam biçimi
482. weak pulse= zayıf nabız
483. weaken= zayıflatmak
484. well-nourished= iyi beslenmiş
485. well-rested= iyi dinlenmiş
486. wet= altını ıslatmak, işemek
487. wind pipe= soluk borusu
488. withdrawn= çekingen, içine kapanık
489. worrisome= endişe, kaygı verici
490. worsen= deteriorate=kötüleştirmek
491. wound= yara
492. wounded= yaralı
493. whooping cough= boğmaca
494. yet unborn generations= henüz doğmamış nesiller

ÜDS Sağlık Kelimeleri – 494 tane

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS SAĞLIK KELİMELERİ
1. anemia= kansızlık
2. anorexia= iştahsızlık
3. ache, pain, agony= acı
4. asthma= astım
5. arteriosclerosis= damar sertleşmesi
6. artery= atardamar
7. arm= kol
8. ankle= ayak bileği
9. antibody= antikor
10. age-linked= yaşa bağlı
11. afflict= hastalığa yakalanmak
12. admission to hospital= hastaneye kabul
13. acute= ağır, vahim, akut
14. abort= çocuk düşürmek
15. abortion= kürtaj
16. acquired= doğuştan olmayan, sonradan elde edilmiş
17. aging= yaşlanma
18. anorexia= anoreksi, yememe hastalığı
19. anthrax= şarbon
20. apnoea= apne (uyku vs. esnasında)nefes alma
işlevinin geçici olarak durması
21. armpit= koltukaltı
22. bubble= kabarcık
23. backward= zeka geriliği olan
24. be taken ill= hastalık kapmak, hastalığa yakalanmak
25. belly= karın, abdomen
26. blood transfusion= kan nakli
27. blood group= kan grubu
28. blood count= kan sayımı
29. blood test= kan testi
30. bladder= idrar torbası, mesane
31. body= vücut
32. bile= safra
33. bleed to death= kanamadan ölmek
34. bile duct= safra kesesi (gallbladder)
35. breast= göğüs
36. bone= kemik (bony=kemiksi)
37. bone morrow= kemik iliği
38. bout= hastalık nöbeti
39. brain imaging= beyin görüntüleme
40. breakdown= sinir bozukluğu, ruhen çökme
41. breastfeeding= emzirerek besleme

-2-
42. breathlessness= soluk alamama, soluksuzluk
43. bronchitis= bronşit
44. bronchus= bronş
45. brain= beyin
46. blister= kabarcık, su toplama
47. blood vessel= kan damarı
48. blood= kan
49. beat= kalbin atması
50. breath= nefes almak
51. bubonic plague= hıyarcık vebası
52. carcinogenicity= kanser yapma eğilimi
53. clot= pıhtılaşmak, pıhtı
54. cavity= dişte çürük
55. cervical= boyun ile ilgili
56. chafe= yaralamak, berelemek, kızartmak
57. clean bill of health= sağlık belgesi
58. compromised= zayıf düşmüş
59. conceiving= gebe kalma
60. contract= kasılmak
61. confined to bed= yatağa bağlı, yatağa mahkum
62. congestive= kan veya su toplamasıyla ilgili
63. contraction= kasılma
64. congenital= doğuştan
65. chamber= odacık, boşluk
66. circulate= dolaşmak
67. constrict= daraltmak, büzmek
68. choke= boğmak, nefesini kesmek
69. cerebellum= beyincik
70. cell= hücre
71. chest= göğüs
72. component= uzuv
73. cartilage= kıkırdak
74. capillary= kılcal damar
75. cough= öksürük
76. cancer= kanser
77. calcification= kireçlenme
78. contagious= bulaşıcı
79. cure= remedy=relief= şifa
80. cyclic= periyodik, dönemsel
81. cytological= hücreye ilişkin
82. deteriorate= kötüye gitmek
83. debilitate= sakat bırakmak
84. dilate= genişletmek

-3-
85. defect= kusur / hata
86. diagnose= teşhis etmek
87. discoloration= renk bozukluğu
88. dementia= bunama
89. depression= depresyon
90. dejection= keyifsizlik
91. distress= sıkıntı
92. dizziness= baş dönmesi
93. disseminate= yayılmak
94. deficiency= eksiklik
95. deficient= eksik
96. drug= ilaç, uyuşturucu
97. dose= doz
98. delivery= doğum
99. demented= bunamış
100. deglutition= yutkunma
101. decay= çürümek
102. dietary= perhizle ilgili, perhiz yemeği
103. digest= sindirmek
104. dysentery= dizanteri
105. diphtheria= difteri
106. dormancy= uyku hali
107. donor= bağışçı
108. droplet= zerre, damlacık
109. dysfunction= fonksiyon bozukluğu
110. dress= pansuman yapmak
111. dressing= pansuman
112. dyslexic= okuma zorluğu çeken
113. disinfectant= dezenfektan
114. distension= şişkinlik
115. deafness= sağırlık
116. dire= acil, çok ciddi
117. disability= sakatlık
118. discharge from= hastayı taburcu etmek
119. disfigurement= vücutta şekil kaybı(kozmetik bozukluk)
120. disorder= bozukluk, düzensizlik
121. drowsiness= aşırı uyuklama hali
122. drug addiction= uyuşturucu bağımlılığı
123. deformity= çarpıklık, sakatlık
124. evanescent= kısa ömürlü
125. enlarge= büyütmek
126. empty= boşaltmak
127. examine= incelemek, muayene

-4-
128. establish= tanı koymak
129. emit= yaymak
130. effect= etki
131. excrete= vücuttan atmak, boşaltmak
132. excretion= boşaltım
133. edema= ödem
134. exhale= nefes vermek
135. injury= yaralanma, incinme
136. immunity= bağışıklık
137. eczema= egzama
138. earplug= kulak tıkacı
139. exemption= bağışıklık, muafiyet, immunity
140. expectorate= balgam çıkartmak, kan tükürmek
141. expiration= soluk, nefes verme
142. eyeball= göz küresi
143. emergency= acil durum
144. endemic= salgın hastalık
145. epidemic= salgın
146. etiologic= hastalık nedenleriyle ilgili
147. every-other-day= gün aşırı
148. excreta= dışkı
149. faint= bayılmak
150. fibre= lif
151. facial= yüzle ilgili
152. fatigue= yorgunluk
153. fracture= kırık
154. febrile= ateşli
155. fluid=Liquid= sıvı
156. fatal= ölümcül
157. fat= yağ
158. fertilize= döllenmek
159. fateful= ölümcül, feci
160. function= işlev
161. fetal= fetüse ilişkin
162. fair-skinned= açık tenli
163. fat gain= yağ birikimi
164. growth= büyüme, gelişme
165. German Measles= kızamıkçık
166. gland= bez
167. genetically modified= genetiğiyle oynanmış
168. germicide= mikrop öldürücü
169. groove= kanal
170. get over= hastalığı yenmek

-5-
171. glandular= salgı bezlerine ait
172. glottis= nefes borusunun ağzı
173. gut= bağırsak
174. groin= kasık
175. gallstone= safrataşı
176. gestation= gebelik
177. gender= cinsiyet
178. genetic mutation= genetik değişim
179. heart= kalp
180. head= baş
181. heartache= kalp krizi
182. hypermetropic= far sighted, hipermetrop
183. hypertension= yüksek tansiyon
184. hypotension= düşük tansiyon
185. hematogenous= kan yoluyla
186. heredity= kalıtım
187. hospitalize= hastaneye yatırmak
188. heal= iyileşmek
189. hay fever= saman nezlesi
190. heal wounds= yaraları iyileşmek
191. health promotion= sağlık geliştirme
192. healthcare schemes= sağlık programları
193. haemorrhage= kanama, hemoraj
194. hallucination= halüsinasyon
195. hypersensitive= aşırı duyarlı
196. hypochondriasis= hastalık hastası olma durumu
197. hereditary= kalıtsal, irsi
198. heredity= kalıtım, soya çekim
199. hiccup= hıçkırmak
200. hindbrain= beynin arka kısımları
201. hypothermia= vücut ısısında düşme
202. in utero= rahimde, henüz doğmamış
203. inborn= congenital, hereditary, innate, kalıtsal
204. incubator= kuvöz
205. infanticide= bebeklerin öldürülmesi
206. infect= contaminate, spread to=bulaştırmak
207. infected= enfekte olmuş
208. infectious= bulaşıcı
209. infirmity= zayıflık, sakatlık
210. inhaler= soluğu ciğerlere(narkoz vb.)verme
aygıtı, zehirli gazlardan korunma aygıtı
211. intensive care unit= yoğun bakım ünitesi
212. injury= yara, hasar

-6-
213. inoculation= vaccination, injection=aşı, aşılama
214. in-patient= hastanede yatan hasta
215. if left untreated= tedavi edilmezse
216. infraction= enfarktüs
217. itch= kaşımak
218. irritate= tahriş etmek
219. inhale= nefes almak
220. infant= süt çocuğu
221. infect= bulaştırmak
222. inflammation= iltihap
223. immunization= bağışıklık
224. immune-compromised=bağışıklıkları tehlikede olan
225. immunization= bağışıklık kazandırma
226. implant= dikme, aşılama
227. insomnia= uykusuzluk
228. instil= aşılamak
229. intensely= yoğun bir şekilde
230. internal= dahili, iç tarafta
231. intoxication= poisoning=zehirlenme
232. intracranial= kafatası içinde bulunan
233. intravenous= damar içi
234. invasive= deri altına inen, vücut içi
235. irregularly= düzensiz olarak
236. irremediable= tedavisi imkansız
237. irritability= sinirlilik, asabilik
238. irritation= tahriş
239. Ischemic stroke= iskemiye (yetersiz kan akımı)bağlı felç
240. jail fever= tifo
241. junk food= yüksek kalorili ama besin değeri düşük hazır
yiyecekler
242. juvenile diabetes= genellikle çocuklar ve ergenlerde görülen
insüline bağlı diyabet
243. jaundice= sarılık
244. joint= eklem
245. jaw= çene
246. kidney= böbrek
247. knee to pelvis= dizden leğen kemiğine kadar
248. knee= diz
249. laceration= yırtılmaya bağlı oluşan yara
250. late starter= (konuşmaya vs.) geç başlayan
251. latent= belirti göstermeyen, gizli
252. lean= zayıf, sıska, yağsız
253. lean tissue= kas, doku

-7-
254. lethal= fatal, mortal=öldürücü
255. lethargy= uyuşukluk
256. leukemogenic= kan kanserinin nedeni olarak gösterilen
faktörlerle ilgili
257. life span= ömür, life time
258. life will= yaşama isteği
259. lifelong= ömür boyu süren
260. limb= kol veya bacaklardan her biri
261. liver= karaciğer
262. lung= akciğer
263. lymph= lenf
264. leg= bacak
265. lung cancer= akciğer kanseri
266. loss of muscle= güç kaybı
267. lumen= bağırsak vb. tüp şeklindeki bir organın iç
boşluğu
268. Lyme disease= kenenin taşıdığı bir bakteri yoluyla bulaşan
bir enfeksiyon
269. malady= hastalık
270. malnutrition= kötü beslenme, beslenme bozukluğu
271. marrow= ilik, öz, ilik kemiği
272. mass vaccination= kitlesel aşılama, aşılama kampanyası
273. meninges= beyni örten 3 membran’dan biri
274. meningitis= menenjit
275. mental retardation= zeka geriliği
276. mentally handicapped= zihinsel özürlü
277. metastasize= tüm vücuda yayılmak
278. monitor= izlemek, takip altında tutmak
279. mortality= ölümlülük, ölüm oranı
280. mucous coat= bazı uzuvların iç yüzünü kaplayan salgılı zar
281. muscle power= kas gücü
282. mutant= mutasyona uğramış organizma
283. myope= near-sighted, miyop
284. muscle= kas
285. memory= hafıza
286. measles= kızamık
287. myalgia= kas ağrısı
288. mumps= kabakulak
289. mortal= ölümcül
290. membrane= zor
291. medication= ilaç verme
292. malnutrition= kötü beslenme
293. nutrition= beslenme

-8-
294. neuropathy= sinir hastalığı
295. neck= boyun
296. national health scheme=ulusal sağlık planı
297. neonatal= doğumdan sonraki 4 haftayla ilgili
298. neoplasia= yeni ve anormal hücre çoğalması
299. neurodegenerative= sinir dokusunun zamanla yok olmasıyla ilgili
300. neuron= nöron, sinir hücresi
301. nodule= yumru, düğüm, nodül
302. nonlethal= öldürücü olmayan
303. nausea= bulantı
304. noxious= zararlı, öldürücü
305. nutrient composition= besin bileşimi
306. nutritional= beslenmeyle ilgili
307. nutritious= nourishing, wholesome=besleyici
308. obsessive= saplantılı
309. occasional= ara sıra olan
310. one in a million= milyonda bir
311. operating theatre= ameliyathane
312. osteoclast= kemik hücrelerinin yıkımından ve
rezorpsiyonundan sorumlu hücreler
313. outbreak= epidemic=ortaya çıkma, salgın
314. outpatient= ayakta tedavi edilen hasta
315. obesity= şişmanlık
316. ovulation= yumurtlama
317. obstruct= tıkamak
318. ovary= yumurtalık
319. operation= ameliyat
320. overdose= aşırı doz
321. palpitation= çarpıntı
322. painkiller= ağrı kesici
323. papillary dilation= göz bebeğinin açılması
324. paralysed= felç olmuş
325. paralysis= felç, inme
326. paralyze= criple, disable=felç
327. partial= kısmi
328. pass along= insandan insana aktarmak
329. paternal= baba tarafından
330. pathological= patolojik
331. pathology= patoloji, hastalıklara neden olan yapısal ve
fonksiyonel sapmaları inceleyen bilim dalı
332. personalized medicine=kişiselleşmiş tıp
333. plaque= plaka, diş taşı
334. posterity= gelecek kuşaklar, next generation

-9-
335. post-traumatic= travma sonrası
336. posture= bedenin duruş şekli
337. prescribe= reçete yazmak
338. preservative= koruyucu
339. preserve= maintain, conserve, secure=korumak
340. prognosis= prognoz (bir hastalığın süresi ve gelişimi
hakkında tahmin)
341. prolific= fruitful, productive=doğurgan
342. prone (to)= eğilimli, yatkın
343. propagate= üretmek, çoğaltmak
344. pull through= hastalıktan kurtulmak
345. pulmonary= akciğere ait
346. polio= çocuk felci
347. pulmonary tuberculosis= akciğer veremi
348. platelet= trombosit
349. palpate= elle muayene etmek
350. parturient= doğum yapan
351. pulse= nabız
352. penetrate= nüfuz etmek
353. pump= pompalamak
354. pregnant= hamile
355. pressure= basınç
356. relieve= rahatlatmak, hafifletmek
357. relief= rahatlama
358. react= tepki vermek
359. regimen= rejim-perhiz
360. rabies= kuduz
361. rash= isilik, deride ortaya çıkan kızarıklıklar
362. rebound= recovery=düzelme
363. recovery ward= ameliyat sonrası kendine gelme odası
364. reinforcing= destekleyici, takviye edici
365. relapse= sağlığı kötülemek, depreşmek
366. REM= rapid eye movement (uykuda rüyaların
görüldüğü süreç)
367. remedy= çare, cure
368. replacement pancreas=yedek pankreas
369. reproductive= üreyen
370. resist= withstand, confront=direnmek
371. respiration= soluma
372. respiratory system= solunum sistemi
373. respond to= tepki vermek
374. resurrect= revive=yeniden diriltmek, canlandırmak
375. resuscitation= revival=yaşama döndürme

-10-
376. rich in vitamins= vitamin yönünden zengin
377. rickets= raşitizim
378. rot= decompose, go bad=çürümek
379. rheumatism= romatizma
380. seizure= havale, nöbet
381. sinusitis= sinüzit
382. sanitary= sıhhi, sağlıkla ilgili
383. scar= yara izi
384. scarlet fever= kızıl humma hastalığı
385. scene of disaster= felaket bölgesi
386. sceptic= şüpheci kimse
387. schizophrenia= şizofreni
388. scratch= kaşımak
389. scurvy= iskorbüt, yetersiz C vitamini alımına bağlı
hastalık
390. secondary condition= ikincil sağlık sorunu
391. secrete= salgılamak
392. secretion= salgılama, salgı
393. sedate= hastayı operasyon öncesi uyuşturmak
394. sedative= sakinleştirici
395. sediment= toru, çökelti
396. septic sore throat= septik farenjit
397. side effect= yan etki
398. skeleton= iskelet
399. skull= kafatası
400. snore= horlamak
401. spark= trigger, provoke=tetiklemek
402. specialisation= uzmanlaşma
403. speech defect= konuşma bozukluğu
404. spirometer= nefes ölçer
405. spontaneity= kendiliğinden oluş
406. spread= yayılmak
407. spring from= originate, emerge=-den kaynaklanmak
408. starve= açlıktan ölmek
409. stealthy= kendini fark ettirmeyen, sinsi, sessiz
410. stem cell= kök hücre
411. stillborn= ölü doğmuş
412. stimulant= uyarıcı madde
413. stomach upset= mide bozukluğu
414. subdue= bastırmak, suppress
415. subject= denek, kobay
416. suffer from= -den muzdarip olmak
417. superflous= gereksiz

-11-
418. supportive= destekleyici
419. survivor= sağ kalmak
420. susceptibility to= dirençsizlik
421. swallow= yutmak
422. swollen= distended=şiş
423. swollen joint= şişmiş eklem
424. take in excess= aşırı miktarda almak
425. take steps= önlem almak
426. tapeworm= tenya
427. tear= gözyaşı
428. teens= 13-19 yaşları arasındaki kişiler
429. temperament= mizaç, huy
430. temporarily= geçici olarak
431. tension= gerilim
432. tendency= eğilim
433. tetanus= tetanoz
434. therapeutically= töropatik, tedavi amaçlı
435. thirst= susama
436. through= tam, baştan aşağı
437. threadworm= kıl kurdu
438. tick= kene
439. torrid= ateşli
440. tremor= titreme, ürperme
441. trimester= 3 aylık dönem
442. turgid= şişmiş
443. typhoid= tifo
444. tuberculosis= verem
445. tachycardia= kalp çarpıntısı
446. tongue= dil
447. tissue= doku
448. tumor= tümör
449. treatment= tedavi etmek
450. unavoidable= inevitable, inescapable=kaçınılmaz
451. unconscious= bilinçaltı
452. unconsciousness= bilinçsizlik, baygınlık
453. uncut= kesintisiz
454. undergo= ameliyat geçirmek
455. underlying= altında yatan temelindeki
456. undernourished= ill-fed, underfed=yetersiz beslenmiş
457. undernutrition= yetersiz beslenme
458. undulant fever= bruselloz=Akdeniz/Malta humması
459. unexplored= keşfedilmemiş
460. unharmed= zarar görmemiş, sağlam

-12-
461. unlikely= çok az bir olasılıkla
462. unprescribed= reçetesiz
463. unreliable= güvenilmez, sağlıksız
464. upsetting= annoying=üzücü, sinir bozucu
465. urticaria= ürtiker
466. ulcer= ülser
467. varix= varis
468. value= kapakçık
469. vessel= damar
470. vapour= buhar, buğu
471. varied= çeşitlilik gösteren, çeşitli
472. vasoconstriction= kan damarlarındaki daralma
473. vent= delik, yarık
474. vitality= liveliness, vigour=canlılık, hareketlilik
475. vitally important= hayati öneme sahip
476. vein= toplar damar
477. vomit= kusmak
478. vaccinate= aşılamak
479. vaccine= aşı
480. wakefulness= uyanıklık hali
481. way of life= yaşam biçimi
482. weak pulse= zayıf nabız
483. weaken= zayıflatmak
484. well-nourished= iyi beslenmiş
485. well-rested= iyi dinlenmiş
486. wet= altını ıslatmak, işemek
487. wind pipe= soluk borusu
488. withdrawn= çekingen, içine kapanık
489. worrisome= endişe, kaygı verici
490. worsen= deteriorate=kötüleştirmek
491. wound= yara
492. wounded= yaralı
493. whooping cough= boğmaca
494. yet unborn generations= henüz doğmamış nesiller

ÜDS Sosyal Kelimeleri – 922 tane…

Filed in Kelimeler Leave a comment

ÜDS SOSYAL KELİMELERi
1. abandon= terk etmek, vazgeçmek, bırakmak
2. abate= azaltmak, hızını kesmek
3. abrogate= yürürlükten kaldırmak
4. abruptly= aniden, ani ve nezaketsiz biçimde
5. absent= yok, unavailable
6. absolute tam, mutlak, kesin; tamamen
7. abstract= soyut
8. absurd= saçma, gülünç
9. abundant= bol, çok
10. accessory= tamamlayıc
11. accidentally= kazara, yanlışlıkla
12. accentuate= vurgulamak, emphasize, underline
13. acclaim= bağırarak kendini göstermek
14. accommodate= hizmet etmek, karşılamak
15. accident-prone= kaza yapmaya yatkın
16. accomplish= başarma, tamamlama
17. accompaniment= eşlik etme, tamamlama
18. accord= uzlaşma
19. accordingly= buna gore
20. according to= bir kişiye/şeye göre
21. accountant= muhasebeci
22. accurate= kesin, doğru, yanlışsız
23. accused= sanık
24. accustomed= alışkın, alışılmış, her zamanki
25. achieve= başarma, elde etme
26. acknowledgement= onay, kabul etme, tasdik
27. acute= keskin (düşünce), şiddetli
28. adapt= uyum sağlamak
29. addicted= bağımlı, tiryaki
30. addiction= bağımlılık
31. additional= ilave, ek
32. adequate= yeterli, uygun, elverişli
33. adjust= ayarlamak, uydurmak, uymak
34. adjustable= ayarlanabilir, uyarlanabilir
35. administrate= yönetmek, idare etmek
36. admirable= takdire değer
37. advanced= ilerlemiş, ileri
38. affable= agreeable=rahat, dostça, anlaşılabilir
39. affair= olay, mesele, sorun
40. affectionate= müşfik, sevecen
41. affluent= wealthy, varlıklı
42. agreeable= razı, hoş, iyi
43. aid= yardım
44. aisle= sıralar arası, yol, geçenek
45. alliance= ittifak
46. ally= müttefik, dost
47. allusion= gönderme, dokundurma
48. alter= change
49. ambiguous= müphem, birden fazla anlama gelebilen
50. amend= düzeltme, değiştirme
51. ample= gerektiğinden çok, bol
52. annual= yıllık, yıldönümü
53. anticipate= tahmin etmek, ve ona göre davranmak
54. apparel clothing= kılık kıyafet
55. apparent= açık, apaçık, belirli
56. appetite= desire for food= iştah, arzu
57. apply= başvurmak, müracaat etmek, uygulamak
58. appreciate= takdir etmek
59. apprehension= korku, endişe; anlayış, kavrayış
60. approach= yaklaşım, tarz
61. approval= tasvip, onay; resmi izin
62. argue= tartışma, münakaşa, iddia etme
63. argument= tartışma; sav, iddia
64. article= makale, madde-fıkra; eşya-parça
65. artisan= zanaatçı, esnaf
66. ashamed= utanmak
67. assassinate= suikast yapmak
68. asset= advantage= kıymetli şey, beceri, erdem
69. asset= servet; değerli nitelik
70. astonished= hayret etmek, şaşkın olmak, şaşırmak
71. at once= derhal; aynı anda
72. attack= saldırmak
73. attainment= achievement, başarı, elde etmek, marifet
74. attempt= teşebbüs etmek, denemek
75. attract= cezp etmek, çekmek
76. available= elde edilebilir, müsait
77. avidity= gayret, heves, hırs
78. award= ödül, mükafat
79. back and forth= ileri geri
80. battle= meydan savaşı
81. background= geçmiş, tecrübe, arka plan
82. balance= denge, dengelemek
83. barely= zar zor, zorla
84. base= temel, esas; askeri üs
85. basis= temel, dayanak, öz
86. bear= dayanmak, tahammül etmek
87. beneficial= faydalı
88. benefit= fayda, yarar
89. blame= suç, suçlamak
90. blast= patlama
91. blatantly= gizlemeye gerek görmeden, apaçık bir şekilde
92. blink= gözlerini kırpıştırmak
93. bloom= çiçek açmak
94. blossom= çiçek açmak, canlanmak, gelişmek
95. blunder= gaf, gaf yapmak
96. boost= artırmak, yükseltmek
97. boundary= sınır
98. bound to= zorunlu, kesin, mutlaka
99. border= sınır
100. break off= kırılıp ayrılmak, ilişiğini kesmek; birdenbire durmak
101. break through= cepheyi yarıp geçmek, büyük bir ilerleme, buluş
102. briefly= kısa (biçimde), kısaca (özet olarak)
103. bring down= indirim yapmak, düşürmek
104. briskly= quickly, energetically canlı ve istenilen tarzda; enerjik
105. bruise= berelemek, ezmek; bere, ezik
106. brutality= cruelty=vahşilik
107. budget= bütçe
108. bump= vurma, toslama; şiş, tümsek
109. burglar= (ev, dükkan) soyan hırsız
110. bury= gömmek, defnetmek; gizlemek, örtmek
111. call at= uğramak
112. call off= iptal etmek
113. call on= ziyaret etmek; talep etmek
114. call up= telefon etmek, askere çağırmak
115. cannibalism= yamyamlık, kendi türünü yeme
116. capital punisment= idam cezası
117. caspian sea= hazar denizi
118. candidate= aday, namzet
119. capable= yetenekli
120. captivate= büyüleme, esir etme, cezp etmek
121. carry out= yerine getirmek, gerçekleştirmek
122. cautious= ihtiyatlı, tedbirli
123. cease= sona ermek, durmak
124. chain of events= olaylar zinciri
125. chance= şans, tesadüfen olmak
126. charge= ücret; itham; hamle; şarj
127. charity= sadaka; hayırseverlik, hayır kurumu
128. cheer= neşe, tezahürat
129. chest= sandık, kutu, göğüs
130. chemist= kimyager; eczacı
131. choice= seçenek, alternatif, tercih
132. choir= koro
133. civic= yurttaşlık, vatandaşlık ile ilgili
134. claim= iddia etmek
135. clammy= yapış yapış; soğuk nemli
136. clarify= açıklığa kavuşturmak
137. clear= temizlemek, aklamak, net, berrak
138. clerk= memur, tezgahtar, sekreter
139. cliff= uçurum, sarp kayalık
140. clog= tıkamak, tıkanmak; takunya
141. coherent= tutarlı
142. coast= kıyı
143. coincidence= tesadüf
144. collar= yaka; tasma
145. collide= çarpışma, çarpma
146. combat= savaşmak, mücadele etmek
147. combine= birleşmek, birleştirmek
148. commendable= övgüye değer
149. commerce= ticaret
150. common sense= sağduyu
151. compare= mukayese etmek
152. compensation= bedel, tazminat, telafi
153. compete= yarışmak; rekabet etmek
154. competent= ehil, yetenekli, yetkili
155. competition= yarışma, rekabet, sınama
156. complaint= şikayet etmek
157. complete= tamamlamak; tamamen
158. composed= birleşmiş; bestelenmiş
159. compromise= uzlaşmak
160. comprehend= anlamak, kapsamak, içine almak
161. conceal= gizlemek, saklamak, örtmek
162. concession= taviz, ödün, ayrıcalık, imtiyaz
163. condense= yoğunlaşma; sıvıya dönme
164. confidence= güven, itimat
165. confidence= kendine güven
166. conquer= fethetmek
167. confidential= secret=gizli, sır
168. confirm= teyit etmek, pekiştirme, onaylama, sürekli, müzmin
169. confiscated= seized=haczetmek; istimlak etmek
170. conflict= çelişmek
171. congratulate= tebrik etmek
172. conscientious vicdanlı
173. consequence= netice; önem
174. conserve= koruma muhafaza etme
175. consider= hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak
176. considerably= epeyce, oldukça
177. constant= devamlı, sürekli
178. consist of= müteşekkil olmak, oluşmak
179. consistently= mütemadiyen, devamlı
180. constitute= teşkil etmek, tesis etmek; tayin etmek
181. constitution= anayasa
182. constructive= yapıcı
183. contestant= yarışmacı
184. contentment= tatmin, memnuniyet
185. contribution= katkı
186. convince= ikna etmek
187. consumer= tüketici
188. convenience= uygunluk
189. candidate= aday, namzet
190. capable= yetenekli
191. captivate= büyüleme, esir etme, cezp etmek
192. carry out= yerine getirmek, gerçekleştirmek
193. cautious= ihtiyatlı, tedbirli
194. cease= sona ermek, durmak
195. chance= şans, tesadüfen olmak
196. charge= ücret; itham; hamle; şarj
197. charity= sadaka; hayırseverlik, hayır kurumu
198. cheer= neşe, tezahürat
199. chemist= kimyager; eczacı
200. choice= seçenek, alternatif, tercih
201. choir= koro
202. clammy= yapış yapış; soğuk nemli
203. clarify= açıklamak, açıklık getirmek
204. clear= temizlemek, aklamak, net, berrak
205. clerk= memur, tezgahtar, sekreter
206. cliff= uçurum, sarp kayalık
207. clog= tıkamak, tıkanmak; takunya
208. coast= kıyı
209. coincidence= tesadüf
210. collar= yaka; tasma
211. collide= çarpışma, çarpma
212. combine= birleşmek, birleştirmek
213. commerce= ticaret
214. compare= mukayese etmek
215. compensation= bedel, tazminat, telafi
216. compete= yarışmak; rekabet etmek
217. competent= ehil, yetenekli, yetkili
218. competition= yarışma, rekabet, sınama
219. complaint= şikayet etmek
220. complete= tamamlamak; tamamen
221. composed= birleşmiş; bestelenmiş
222. compromise= uzlaşmak
223. conceal= gizlemek, saklamak, örtmek
224. concession= taviz, ödün, ayrıcalık, imtiyaz
225. condense= yoğunlaşma; sıvıya dönme
226. confidence= güven, itimat
227. confidence= kendine güven
228. confidential= secret=gizli, sır
229. confirm= teyit etmek, pekiştirme, onaylama, sürekli, müzmin
230. confiscated= seized=haczetmek; istimlak etmek
231. conflict= çelişmek
232. congratulate= tebrik etmek
233. conscientious vicdanlı
234. consequence= netice ; önem
235. conserve= koruma muhafaza etme
236. consider= hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak
237. considerably= epeyce, oldukça
238. consist of= müteşekkil olmak, oluşmak
239. consistently= mütemadiyen, devamlı
240. constitute= teşkil etmek, tesis etmek; tayin etmek
241. constitution= anayasa
242. contaminate= kirletmek; zehirlemek, bozmak
243. contented= halinden memnun, mutlu
244. cooperation= işbirliği
245. courteous= nazik, kibar, saygılı
246. coward= korkak
247. creative= yaratıcı
248. crime= suç, cürüm
249. criminal= suçla ilgili; suçlu; cezalı
250. crooked= eğri, çarpık, virajlı, hilekar
251. crop= mahsul
252. cruelty= zulüm, acımasızlık
253. custom= gelene
254. corruption= yolsuzluk, yozlaşma
255. constant= sürekli, devamlı
256. contemporary= çağdaş, güncel, yaşıt
257. contaminate= kirletmek; zehirlemek, bozmak
258. contented= halinden memnun, mutlu
259. cooperation= işbirliği
260. course= gidişat
261. country widw= ülke çapında
262. coverage= haber konusu olma, işlenme
263. courteous= nazik, kibar, saygılı
264. coward= korkak
265. creative= yaratıcı
266. crime= suç, cürüm
267. criminal= suçla ilgili; suçlu; cezalı
268. crooked= eğri, çarpık, virajlı, hilekar
269. crop= mahsul
270. crowd= kalabalık
271. curriculum= müfredat
272. curious= meraklı
273. daily= günlük gazete
274. dabble= su serpme; suyla uğraşmak
275. damage= zarar, zarar vermek
276. deadline= son teslim tarihi
277. dealer= satıcı, tacir
278. decade= on yıl
279. decent= saygın, aklı başında
280. deception= aldatma, hile
281. deceptive= aldatıcı, yanıltıcı
282. decisive= kesin, kararlı
283. deceive= aldatmak
284. decline= gerileme, zayıflama
285. deduce= sonuç çıkarmak
286. deeply= derinden, son derece
287. dedicate= adamak; ithaf etmek
288. defeat= yenme, bozguna uğratmak
289. definition= kesinlik, netlik
290. deficient= eksiz yetersiz, noksan
291. delicate= nazik, hassas, narin
292. delight= sevinç, zevk, haz,
293. denial= inkar, yok sayma
294. deny= inkar etme
295. depict= göstermek, dile getirmek
296. deplore= teessüf etmek, üzülmek
297. dept= borç
298. desperate= ümitsiz; gözü dünmüş
299. despondent= ümitsiz, meyus
300. determine= belirlemek, tespit etmek azimli, kararlı
301. detest= nefret etmek, tiksinmek
302. device= alet, aygıt
303. devote= -e adamak
304. diluted= sulandırılmış, su katılmış
305. diminish= azaltmak, küçültmek, eksiltmek
306. discipline= disiplin
307. discourteous= nezaketsiz, kaba
308. discreet= saygılı, dikkatli ve nazik
309. discretion= basiret, sağduyu, tedbir, ihtiyat
310. discuss= tartışma, münazara etmek
311. disease= hastalık
312. disgraced= gözden düşmüş; itibarsız; yüz karası
313. disgust= iğrenme, tiksinme, midesini bulandırma
314. dishonest= sahtekar
315. disintegrate= parçalamak, bölünmek
316. disposition= eğilim, mizaç, düzen, tertip
317. dispute= tartışma
318. dissolve= çözmek, dağıtmak, yok olmak
319. distinguish= ayırmak, ayırt etmek, seçkin, ünlü, kendine yer edinmiş
320. distrust= güvenmemek
321. ditch= hendek, ark, kanal
322. divert= başka yöne çevirmek; saptırmak
323. divide= bölmek, ayırmak
324. divulge= ifşa etmek, açığa vurmak
325. doubt= şüphe, kuşku
326. drift= sürüklenmek
327. drowsy= sleepy uykulu, uyku veren
328. duplicate= copy= kopyasını yapmak
329. dwindle= giderek azalmak
330. eagerness= şevk, istek, arzu
331. edge= kenar; avantaj
332. efficient= verimli, randımanlı
333. elevation= kaldırma, yükseltme; terfi
334. embark= (on) gemiye binmek; başlamak
335. embarrassment= utanma, mahcubiyet
336. emerge= meydana çıkmak
337. emit= yaymak, çıkarmak
338. employer= iş veren
339. encouraging= teşvik edici, cesaretlendirici
340. endearing= sevdiren
341. enhance= değerini, gücünü, güzelliğini arttırma, süslemek,
342. enlarge= büyütmek, genişlemek
343. enlighten= aydınlatmak
344. enthusiastically= şevkle, hararetle
345. envy= kıskanma, gıpta etme
346. equivocal= ambiguous iki anlama gelebilen
347. espionage= casusluk
348. essential= gerekli
349. examine= tetkik, muayene etmek, sorguya çekmek
350. excessive= aşırı, haddinden fazla
351. exchange= karşılıklı değişmek
352. excuse= mazeret
353. exempt= bağışık; muaf; hariç tutmak
354. exhausted= bitmiş, tükenmiş, yorgun
355. exhibition= sergi
356. existence= varlık
357. exotic= unusual
358. expand= genişle(t)mek, büyümek
359. expedition= yolculuk; sefer
360. explicit= açık, sarih
361. explore= keşif, inceleme gezisi
362. explorer= kaşif seyyah
363. expose= ifşa etmek; ışığa tutmak; korunmasız bırakmak, maruz
bırakmak; teşhir etmek
364. exposure= ifşa; korunmasızlık; poz
365. extensive= büyük, derin, kapsamlı
366. extremely= oldukça fazla
367. fabric= kumaş, doku
368. fact= gerçek, olgu
369. faint= donuk, baygın
370. far= uzak; çok
371. fatigue= yorgun, bitkin; yormak
372. fearsome= dehşetli, korkunç
373. feasible= yapılabilir, mümkün
374. feeble= zayıf, kuvvetsiz
375. fever= ateş, hararet; humma
376. firing= ateşleme; pişirme; işten atma
377. fiscal= mali
378. flawless= kusursuz, defosuz
379. flee from= kaçmak, firar etmek
380. flip= fiske atmak; keçileri kaçırmak; hayran olmak; küstah
381. float= yüzmek, su üstünde kalmak, bir şeyi oluruna bırakmak
382. floor= zemin
383. fluctuate= inip çıkmak
384. flushed= kızarmak, utanmak
385. foggy= sisli
386. fool= aldatmak, şaka yapmak, kandırmak
387. foolishness= aptallık, budalalık
388. forecast= tahmin etmek
389. forestall= erken davranıp önlemek
390. fortunate= şanlı, talihli
391. frank= açık sözlü, içten, samimi
392. frightened= korkmuş
393. fume= pis kokulu gaz, yaymak
394. futile= boşuna, beyhude
395. gain= kazanmak, elde etmek
396. generation= kuşak
397. genuinely= hakikaten, gerçekten
398. giggle= kıkırdamak
399. gist= ana fakir
400. gleeful= neşe dolu
401. globe= küre
402. global= küresel
403. goods= mallar, eşya
404. govern= yönetmek, idare etmek
405. governmental= yönetimle ilgili
406. grasp= anlamak
407. guide= kılavuzluk etmek
408. goal= amaç
409. gorgeous= harika, muhteşem
410. gradual= aşamalı
411. grave= ciddi, vahim
412. gratify= satisfy= hoşnut etmek
413. grip= tutunmak, yakalamak
414. grove active= hareketlenmek, faaliyete geçmek
415. grenade= el bombası
416. grossly= genellikle, büyük ölçüde
417. greed= hırs, açgözlülük
418. halt= mola, durma
419. hamper= hareketini güçleştirmek, engellemek
420. harmful= zararlı
421. harsh= sert, kaba, haşin
422. harvest= hasat, ürün
423. hasten= acele etmek, ettirmek
424. hazardous= tehlikeli, zararlı
425. heat= ısı, ısıtmak
426. heavely= büyük oranda, şiddetli olarak
427. hectic= heyecanlı, telaşlı
428. hence= bu nedenle, bundan dolayı
429. herd= sürü
430. hesitate= tereddüt etmek, çekimsemek
431. hide= saklanmak
432. highway= anayol
433. hijacking= hava korsanlığı
434. hike= uzun yürümek; fiyatını artırmak
435. holding= hisse, mal, toprak kiralama
436. homeless= evsiz
437. honest= samimi, dürüst
438. housing= barınacak yer
439. hug= kucaklamak, sarılmak
440. huge= kocaman, büyük
441. humorous= komik, güldürücü
442. hurl= fırlatmak
443. horrible= korkunç
444. hostile= düşmanca, saldırgan
445. ignore= aldırmamak, bilmezden gelmek
446. impartial= yansız
447. imprecise= kesin olmayan, dikkatsiz, özensiz
448. impression= izlenim, etki
449. impromptu= hazırlıksız, doğaçlama
450. improve= ilerletme, geliştirme
451. in charged= sorumlu, görevli
452. inadvertent= kasıtsız, elde olmayan
453. incidence= oluş sıklığı, meydana gelme oranı
454. incline= eğilme, aşağı eğilme
455. include= kapsamak, içine almak
456. inconsiderate= başkalarını düşünmez, düşüncesiz
457. incredible= inanılmaz
458. incurable= tedavi edilmez, çaresiz
459. indecisive= kararsız, kesin olmayan
460. indication= anlatma, belirti, gösterge
461. indifferent= kayıtsız, umarsız
462. indispensable= vazgeçilmez, zorunlu
463. indistinct= belirsiz, bulanık
464. induce= kandırmak, ikna etmek
465. industrious= çalışkan, gayretli
466. inflammable= kolay tutuşan, parlayıcı
467. influence= etki
468. initial= ilk, başlangıç
469. insignificant= değersiz, önemsiz, belirsiz,
470. insist= ısrar etmek
471. immature= olgunlaşmamış, toy
472. insolent= küstah, terbiyesiz
473. inspire= ilham etmek
474. instructive= öğretici, eğitici
475. insult= hakaret etme, hor görme
476. intensity= güçlülük, yoğunluk
477. intention= niyet
478. ill-treat= kötü davranma
479. ignite= ateşleme, tutuşturma
480. interfere= müdahale etme, çatışma, engelleme
481. illuminating= aydınlatıcı
482. interfere with= yoluna çıkmak, engellemek, karışmak
483. intermittent= kesik kesik, aralıklı
484. intrepid= korkusuz, cesur
485. intricate= complicated= karışık,
486. investigator= dedektif, araştırıcı
487. investment= yatırım, sağlanan gelir
488. insignificant= önemsiz
489. invalid= geçersiz
490. involuntary= istemeyerek yapılan, gönülsüz
491. irrelevant= konu dışı, ilgisiz
492. irresponsible= sorumsuz
493. issue= konu; yayım-baskı
494. item= adet, tane; madde; konu-fıkra
495. inaccurate= yanlış
496. inaccessible= girilemez, ulaşılamaz
497. incidence= olay; tekrar oranı, oluş sıklığı
498. insurer= sigortacı
499. introduction= giriş, önsöz
500. jam= sıkıştırmak, kilitlemek, izdiham
501. jealousy= kıskançlık
502. jelly= jöle, pelte
503. join in= katılmak
504. judge= yargılamak
505. junior= az, küçük
506. junkyard= hurdalık
507. justify= doğrulamak, temize çıkarmak
508. juveniles= gençler
509. landscape= manzara
510. lane= dar yol; şerit
511. law= hukuk, kanun
512. leading= önde olan, kılavuzluk eden
513. leak= sızıntı, çatlak
514. lecture= ders, konferans
515. liability= sorumluluk, yükümlülük
516. limp= topallamak, aksamak
517. lingered= gidememek, ayrılamamak
518. litter= çöp
519. locate= bulunma, bir yerde yerleşmiş olma
520. lofty highy yüce, yüksek, azametli
521. lonely= yalnız, kimsesiz, tenha
522. look up to= respect= hayran olmak, örnek almak
523. luck= şans, talih, uğur
524. lapse= duraklama
525. lay= döşemek, yatırmak
526. lay the foundations=temelini atmak
527. layman= mesleği olmayan kişi
528. lengthy= uzun, uzun uzadıya
529. league= birlik
530. majority= çoğunluk
531. management= idare, yönetim
532. manufacture= imal etmek
533. manuscript= el yazısı
534. means= yol, yöntem, araç
535. meddle= interfere karışmak, burnunu sokmak
536. medicine= tıp, ilaç
537. meditative= thoughtful derin derin düşünen
538. melt= eritmek, yumuşatmak
539. memorize= ezberlemek
540. mend= repair tamir etmek
541. merge= birleşmek, içine katmak
542. messy= dağınık, düzensiz
543. mild= ılımlı, hafif, ılıman
544. misty= sisli, bulanık
545. misuse= suiistimal; yanlış kullanım
546. moderate= ılımlı
547. moist= nemli, ıslak
548. mold= şekil vermek, kalıp
549. monster= canavar
550. mud= çamur; iftira
551. mistrust= güvensizlik
552. modest= alçakgönüllü
553. minor= küçük, önemsiz
554. momentum= hız
555. monetary= parasal
556. mighty= güçlü, kuvvetli
557. mobilize= harekete geçirmek
558. misdirect= yanlış yol göstermek
559. mischief= yaramazlık
560. mummify= mumyalamak
561. mysterious= gizemli, esrarlı
562. myth= söylence, efsane
563. neglect= ihmal etmek
564. negligible= ihmal edilebilir
565. nod= onaylamak, başını sallamak
566. notify= bildirmek, haber vermek
567. notorious= adı çıkmış, kötü şöhretli
568. novelist= romancı
569. nominally= önemsiz, düşük oranda
570. nickname= takma ad
571. non-fiction= kurgusal olmayan, düz yazı
572. no-point= yararı, anlamı yok
573. nomination= adaylık
574. noticeable= belli, fark edilir
575. nuance= nüans, ayrıntı
576. nursery= fidanlık, çocuk yuvası
577. object= itiraz etmek
578. objection= itiraz; sakınca
579. obligation= mecburiyet, zorunluluk
580. obscured= saklı, anlaşılması güç,
581. obsess= aklına takılmak, fikri sabit yapmak
582. obstinate= inatçı
583. obtain= sağlamak, elde etmek
584. obvious= açık, anlaşılır, ortada
585. occasion= fırsat, vesile, önemli gün, özel olay
586. occasional= ara sıra olan, düzensiz
587. occupation= işgal
588. occupy= işgal etmek
589. occur= olmak, meydana gelmek
590. odourless= kokusuz
591. on strike= grevde
592. open-minded= açık fikirli
593. opinion= fikir
594. orchid= orkide
595. outline= ana hat, taslak
596. output= ürün, verim, çıktı
597. outrageous= nefret uyandırıcı, öfkelendirici
598. overactive= çok aktif, hareketli
599. overburdened= sıkıntılı
600. overdue= vadesi geçmiş, gecikmiş
601. overemphatic= fazla vurgulu, çok fazla çarpıcı
602. overseas= deniz aşırı
603. oversimplify= aşırı basitleştirme
604. overturn= devirmek, tepe üstü getirmek
605. owing to= sayesinde; yüzünden dolayı
606. on trial= denem safhasında
607. pace= adım, hız
608. pain= acı, sızı, ağrı
609. pale= solgun
610. participate= iştirak etmek
611. partner= ortak
612. passageway= pasaj, geçit
613. pay attention to= dikkatini vermek
614. peculiarity= özellik;-e özgü olma; tuhaflık
615. percent= yüzde
616. personality= şahsiyet
617. pessimistic= kötümser
618. phony= sahte, düzmece
619. pick up= toplama, devşirme
620. plentiful= bol; bereketli
621. plunge= dalma, fırlama
622. poetic= şiirsel
623. point of view= bakış açısı
624. predominate= üstün olmak, hakim olmak
625. policy= politika; davranış biçimi
626. polish= cilalamak, boyamak
627. provision= sağlama, tedarik
628. poll= oylama, anket
629. pollute= kirletmek
630. prey= av
631. postpone= ertelemek
632. praised= övmek
633. precaution= tedbir, önlem
634. precisely= tam olarak; kesinlikle
635. prediction= tahmin
636. premium= sigorta primi; ödül, prim
637. presume= varsaymak
638. pretext= bahane
639. purchase= satın almak
640. prevent= engellemek, korumak
641. pertain= ait olmak, ilgili olmak
642. press conference= basın toplantısı
643. preview= ilk gösterim
644. previous= önceki, sabık
645. perplexed= kafası karışmış
646. pride= gurur, iftihar
647. prior to= öncelikli, daha önemli
648. per head= adam başı
649. persist= ısrar etmek
650. private= özel; şahsa ait
651. prodigious= huge, şaşılacak, müthiş, kocaman
652. prolific= çok eser veren
653. persuade= ikna etmek
654. profound= tam, eksiksiz, derin; bilgili; etkileyici
655. promote= terfi ettirmek
656. promotion= terfi
657. propose= önerme, niyet etme, evlilik teklifi
658. prospects= başarı şansı
659. prove= kanıtlamak; çıkmak
660. primitive= ilkel
661. punctual= dakik
662. punctuality= being on time
663. purify= temizlemek, arındırmak, saflaştırmak
664. pursue= peşine düşmek, izini sürmek
665. put off= elbisesini çıkartmak
666. petition= dilekçe vermek, başvurmak
667. pervade= istila etmek
668. quarter= çeyrek; bölge, semt; askeri kışla
669. quartet= dörtlü
670. qualified enough= yeterince vasıflı
671. queue= sıra, kuyruk, waiting line
672. quit= bırakmak, vazgeçmek
673. raise= yukarı kaldırmak; artırmak; çocuk yetiştirmek
674. rate= oran
675. readily= easily=kolayca, seve seve
676. readily= isteyerek, gönülden
677. recast= yeniden çıkarmak, değiştirmek
678. recent= yakında olmuş
679. recession= gerileme, durgunluk, azalma
680. reckless= aldırışsız, kayıtsız
681. reckon= hesaplamak, tahmin etmek
682. recover= iyileşmek, yeniden elde etmek
683. recruit= üye yapmak; işe almak
684. refrain from= kendini tutma, sakınma
685. refugee= mülteci
686. refute= yalanlamak, çürütmek
687. regarded as= gibi görülmek, kabul edilmek
688. region= bölge
689. rejection= ret
690. relent= yumuşama, gevşeme, merhamete gelme
691. relentless= amansız; acımasız, merhametsiz
692. reliance= geven, itimat
693. relief= ferahlama, kurtarma- takviye-; nöbet kişileri
694. relieve= hafiflemek, rahatlamak
695. reluctant= isteksiz, tereddütlü
696. reluctantly= gönülsüzce
697. remark= söz söyleme; fark etme
698. remarkable= dikkate, sözü edilmeye değer
699. remove= çıkarmak, temizlemek, alıp götürmek
700. renovation= yenileme, tecdit, onarım
701. represent= temsil etme
702. replace= yerine yenisini koymak, değiştirmek
703. reprimand= azar, paylama
704. reprove= azarlama, paylama
705. reputation= ün, itibar
706. require= gerektirmek; istemek
707. reservation= yer ayırtma; şart; ihtiyat
708. resign= istifa etmek, ayrılmak
709. resignation= istifa; kabullenme
710. resonance= tınlama
711. respect= saygı, hürmet
712. restored= onarılmış; iyileşmiş; işine iade edilmiş
713. restraint= zapt etme, sınırlama, hakim olma
714. restriction= sınırlama
715. resultant= sonucunda ortaya çıkan
716. reveal= açığa çıkarma,
717. revere= saymak, saygı göstermek
718. revise= gözden geçirmek
719. revive= yeniden canlandırmak
720. reward= ödül
721. ridiculous= absurd, saçma
722. rim= edge, kenar
723. rival= rakip
724. rot= çürüme, çürük ; zırva
725. rub= ovma, ovalama
726. rugged= zor, kaba, yontulmamış, pürüzlü
727. rule out= reject
728. runaway= kaçak
729. rush= aceleyle koşmak, hücum etmek
730. racial discrimination=ırk ayrımcılığı
731. race= ırk, yarış
732. reduced= indirgenmiş, azaltılmış
733. release= salmak, serbest bırakmak, piyasaya sürmek
734. relevant= konuyla ilgili
735. restless= hiç durmayan, huzursuz
736. retention= alıkoyma, tutma
737. rhetorical= söz sanatıyla ilgili
738. revenue= gelir, kazanç
739. scattered= dağınık
740. scheme= plan, tasarı
741. scholarly= çok derin, bilgili, bilimsel
742. scholarship= burs=irfan, ilim
743. school board= okul yönetimi
744. scold= azarlama, paylama
745. scorch= yakmak, kavurmak; acı sözlerle incitmek
746. scratch= tırmalamak, kazımak, kaşınmak
747. sealed= mühürlü
748. seam= dikiş yeri, bağlantı yeri
749. seed= tohum
750. seek= araştırmak, bulmaya çalışmak
751. seize= tutmak, yakalamak, zapt etmek
752. select= seçmek, ayırım
753. selfish= bencil
754. sensitive= duyarlı
755. separate= ayırmak
756. serene= sakin; yüce
757. severe= acı, sert, şiddetli
758. shade= gölge
759. shape= şekil
760. shareholder= hissedar
761. shattered= mahvolmuş, bitmiş; yorgun
762. shield= protect, kalkan; korumak
763. shift= vardiya; rüzgarın yönünü değiştirmesi
764. shipping= gemiler; sipariş alıp gönderme
765. shout= bağırmak
766. shrewd= clever, kurnaz, açık göz
767. sinful= günahkar
768. sink= dibe batmak
769. skilful= becerikli
770. skip= atlamak
771. spy= casus
772. slope= eğim
773. sly= sinsi
774. smooth= yumuşak
775. sneer= dudağını bükmek, küçümsemek
776. soothe= comfort=sakinleştirmek, rahatlatmak
777. sophisticated= karmaşık, girift,
778. spectacle= görülecek şey,
779. sphere= globe=küre
780. spokesperson= sözcü
781. sign language= işaret dili
782. sporadic= intermittent (düzensiz aralıklarla olan)
783. squeeze= sıkmak, ezmek
784. slave= esir, köle
785. staff= personel, çalışanlar kadrosu; kurmay
786. statue= heykel
787. supplier= tedarikçi
788. steady= düzenli, sabit
789. stem from= -den ileri gelmek, doğmak, çıkmak
790. step= adım, basamak
791. stern= sert, müsamahasız
792. specify= belirtmek
793. suspect= şüpheli
794. stiff= katı, sert, kıran kırana
795. stingy= cimri, eli sıkı
796. sincere= samimi, içten
797. stockholder= hissedar
798. straighten= doğrultmak
799. strain= kendini zorlamak, gayret göstermek
800. stray= başıboş, homeless
801. strenuous= yorucu, ağır
802. stretch= germek, esnetmek
803. shroud= kaplamak, gizlemek, gömmek
804. struggle= çabalamak, mücadele etmek
805. stubborn= inatçı dik başlı
806. syntactic= sözdizimsel
807. subsidize= para vermek, desteklemek
808. subtle= ince, narin; zeka işi
809. sibling= kardeş
810. sufficient= yeterli
811. supremacy= üstünlük, egemenlik
812. summary= özet
813. superficial= yüzeysel, üstünkörü
814. superior= daha üstün
815. supplementary= takviye, ek
816. surgeon= cerrah, operator
817. structure= yapı
818. synonym= eş anlamlı
819. surmount= üstesinden gelmek, alt etmek, yenmek
820. surpass= aşmak, üstün olmak
821. superstition= batıl inanç
822. survive= hayatta kalmak; hayatını idame ettirmek
823. superficially= yüzeysel olarak
824. sum up= özetlemek
825. susceptible to= kolay etkilenen, dayanıksız, hassas
826. suspicion= şüphe, zan
827. shower= birşey’e boğmak, yağdırmak
828. sustain= devam ettirmek, korumak
829. swell= şişmek, kabarmak; artmak
830. sturdy= sağlam, dayanıklı
831. symptom= sign semptom, belirti
832. synopsis= summary=özet
833. surplus= fazlalık, arta kalan miktar
834. tackle= çaresine bakmak; üstesinden gelmek
835. talent= yetenek
836. tax= vergi
837. tax-exempt = vergiden muaf
838. tear= yırtmak, gözyaşı
839. tempt= ayartmak, yoldan çıkartmaya çalışmak
840. testimony= tanıklık, ifade
841. temple= ibadethane, şakak
842. thorough= tam, dikkatli eksiz
843. task= iş, görev
844. thoughtful= düşünceli
845. thrifty= tutumlu, idareli
846. take place= olmak, meydana gelmek
847. tiny= küçük, ufacık
848. target= hedeflemek
849. top= üst, zirve
850. torn= yırtık
851. tower= kule
852. trace iz, eser
853. trail= sürüklemek, gezdirmek; izlemek
854. tranquil= sakin, huzurlu
855. transaction= iş görme
856. treachery= ihanet
857. treatment= muamele, davranış; tedavi
858. trial= deneme; duruşma
859. triumph= zafer, başarı
860. trivial= abes, bayağı; cüzi
861. trust= güvenmek, inanmak
862. underestimate= az/düşük olarak tahmin etmek
863. underground= metro, yer altı
864. undermine= baltalamak, çökertmek, temelini çürütmek
865. underrate= hafife almak, küçümsemek
866. unhesitatingly= tereddüt etmeden
867. upstream= akıntının ters yönünde
868. unforeseen= beklenmedik, umulmadık
869. unrest= huzursuzluk, kargaşa
870. union= birlik; sendika
871. unreachable= ulaşılamaz
872. unrequited= karşılık görmeyen, karşılıksız
873. unique = biricik; tek; eşsiz
874. unpardonable= affedilemez
875. uniformity= aynılık, tutarlılık
876. unpleasant = nahoş ; tatsız
877. unwise= akılsızlık, akılsızca
878. unprotected= korunmamış
879. unrehearsed= provasız
880. utterly= tamamen
881. unparalleled= eşsiz, emsalsiz
882. unrestrained= denetimsiz, frenlenmemiş, serbest
883. untold= tarifsiz
884. unwillingly= istemeyerek
885. unwillingness= isteksizlik
886. upgrade= geliştirmek
887. urge= şiddetli arzu, tutku
888. unwary= dikkatsiz, tedbirsiz
889. vacant = boş, açık; dalgın
890. vigorous= kuvvetli, etkin
891. vague= müphem, belirsiz, şüpheli
892. violence= zorbalık, şiddet
893. vanity= pride, kibir, kendini beğenmiş; abes şey, beyhudelik
894. varied= değişik, çeşitli; değişken
895. vast= çok geniş, engin, pek çok
896. versatile= çok yönlü; elinden birden fazla iş gelen
897. vexed= annoyed, bir şeye canı sıkılmak
898. vehemently= şiddetle, hararetli bir şekilde
899. victim= kurban
900. victory = triumph, zafer
901. view= görüş, fikir
902. violent= sert, şiddetli, zorlu
903. vital= hayati önemde
904. visual= görsel
905. voluntarily= gönüllü olarak
906. vote= oy vermek
907. viscid= yapışkan
908. vulnerable= saldırı veya tenkide açık / maruz olan
909. wasteful savurgan, müsrif
910. weakness= zayıflık; zaaf
911. wealthy= zengin, varlıklı
912. wheel= tekerlek
913. whip= kamçı; kamçılamak
914. wise= akıllı, akıllıca, mantıklı
915. withdraw= çekmek, çekilmek, ayrılmak
916. wither= solmak, soldurmak, sindirmek
917. witness= şahit
918. worthwhile= yapmaya değer, -e değer
919. wrinkle= buruşmak, kırışmak(cilt)
920. yield (to)= kabul etmek, baş eğmek
921. zap with= ani bir darbeyle öldürmek
922. zenith= doruk, zirve, peak

Pasajlar içinde Akademik Kelimeler

Filed in Kelimeler Leave a comment

Bu vereceğim dosyada KPDS ve özellikle ÜDS sınavına hazırlanacaklar için çok faydalı bir çalışma yapılmış.

Bilimsel makaleler içerisinde teknik kelimeler mevcut ve bunları incelemek KPDS ve ÜDS sınavına hazırlanan herkes için çok faydalı olacaktır.

İlgili dosyayı indirmek için

ÜDS için sağlık terimleri

Filed in Kelimeler Leave a comment

toplam 30 küsür tane word dosyası.

üds sağlık sınavında başarılı olmak isteyenlerin aşina olması gereken terimler.

Hepsini birden indirip demoralize olmayın. parça parça indirip çalışmak sizin faydanıza olacaktır.

Bütün dosyalar burada.

ÜDS adaylarına başarılar.

TOP